İslam dünyasının “altın çağ”ı olarak addedilen birinci klasik döneminde ve takip eden devirlerde fizik, kimya, biyoloji, tıp, matematik, astronomi, belâgat, edebiyat, tarih yazıcılığı ve daha nice disiplinde, İslam âlimlerinin alabildiğine velûd bir şekilde ürettikleri eserler, 17. yüzyılın sonlarına kadar bilinen dünyanın düşünen zihni olma işlevi gördü. Bu eserler, 12. yüzyıldan itibaren Latince tercüme çalışmalarıyla Avrupa’ya intikal ederek bilim tarihinde yeni bir dönemin başlamasına vesile olmuştu. Bu verimli dönemler araştırmacıların ve yazarların hem kurgu dışı hem kurmaca eserlerinde, kitap ve kütüphane kültürüne dair kaleme aldıkları satırlarda daima referans noktası oldu. İlim mahfillerindeki ününe rağmen, hayatı hakkında sadece kaynaklarda tekrarlanan sınırlı bilgilere ulaşabildiğimiz Tehâneli âlim Muhammed b. Ali et-Tehânevî, işte bu kaynak noktaları naklî ve felsefî ilimlere hâkimiyeti ile yazdığı ve en önemli eseri olarak kabul edilen Keşşâfu Istılâhâti’l-fünûn ve’l-ulûm Devamını Göster