Öyküleriyle Türk edebiyatında kendine mahsus bir yer edinen Ömer Faruk Dönmez, Rünya’da şair kimliğiyle öne çıkıyor.
Dönmez’in ilk öykülerinden itibaren asla taviz vermediği hatta son eserlerinde anlatısını yaslayacak kadar itimat ettiği unsurun dil olduğu görülür. Bilhassa Paradigma Sonsuzluk ile Yolcu ve Burjuva’da metinden sıyrılarak adeta özgün ve çarpıcı bir varlık kazanan dil, Rünya’da doruk noktasına ulaşır. Yazarın yirmi yılı aşkın zamana yayılan yazı hayatının her şeyin bütün çıplaklığıyla ortaya çıktığı bu olgunluk döneminde şiirin safında yer alması şaşırtıcı olmaktan ziyade anlamlıdır. Şiir, Ömer Faruk Dönmez’in dil ile kurduğu bağın doğal bir sonucudur çünkü. Dolayısıyla sadık ok Devamını Göster