“Hayatım, gurbetlerde, muhâceretlerde geçti. Uzun seneler vatancüdâ yaşadım. Çok zor şartlar içerisinde tahsil ettim. ‘Anavatanımız olan Türkiye’de hizmet edeyim!’ diye Mısır’daki vazifemi bırakarak buraya geldim. Yüzüme kimse bakmayarak mesleğim haricinde ... senelerce B. Fabrikasında hesaplarla uğraştım. Bu zihnî keşmekeşler içinde yine talebe okutmakla meşgul oldum. Nefsinizi daima murakabe ediniz! Nefis insana emmâre bissû’dur (hep kötülüğü emreder). İslamiyet ışığı altında nefsini daima iyi arzularla besle! Her gün bir-iki cüz Kur’ân-ı Kerîm oku! Müslümanlara yapacağınız hizmetler, sizin için iki cihanda bâis-i fevz ve saadet (kazanç ve mutluluk sebebi) olacaktır. Bir mümin için en büyük bahtiyarlık, İ’lâ-yi kelimetullah (Allah sözünü, dâvasını yüceltmek) ile uğraşmaktır. Hakiki mümin, gerek Hâlikına (Yaratıcısına), gerek insanlara, gerek nefsine karşı müstakîmâne (dosdoğru) hareket eder. Bir müminin hedefi, madde değil, vuslat ilallahtır (Allah’ın rızasına kavuşmaktır). Madde bir Devamını Göster